Bu öykü yaşanmıştır ve yaşanmaya devam etmektedir.
Adamın babası oldukça çok yaşlanmıştı ve yaşlanmaya bağlı olarak bunama belirtileri başlamıştı. Aile içerisinde huzurunun kaçtığını düşünen oğlu,yaşlı babasının elinden tutar ve şehrin en iyi huzurevine teslim eder.
İlk zamanlar ziyaretlerini aksatmaz, ama biraz zaman geçince ve babasının bunadığını da düşünerek çok ender uğramaya başlar hatta hiç uğramaz olur.
Bir gün uykusunda babasını görür ve biraz da vicdan azabı çektiğini anlar,sabah olur olmaz uzunca zamandır uğramadığı huzurevinin yolunu tutar.
İlginçtir babasını yolunu bekler bulur: Rüyaya bağlı bir tesadüf diye yorumlar.
Oysa Yaşlı Adam her gün:” ziyaretime oğlum gelecek” diye o yola aynı saatte çıkmaktadır bundan oğlunun haberi elbette yoktur.
Adam yaşlı babasının elinden tutar ve huzurevinin bahçesinde güzel bir yere otururlar. Oğlu; oturur oturmaz,daha hal hatır sormadan açar gazetesini ve içinden okumaya başlar.
Yaşlı adam bir gazeteye bakar,bir oğlunun yüzüne bakar,sonra döner yere bakar,sonra da çok uzaklara bakmaya ve ağaçlardaki serçelere bakmaya başlar.
O sırada bir serçe yaşlı adamın ayaklarının dibine kadar sokulur ve bir şeyler toplamaya başlar.
Yaşlı adam oğluna dönerek:”Bu ne?” diye sorar.
Adam isteksizce gözlerini gazetesinden kaldırır ve soğuk bir şekilde:”serçe” der. Ve okumaya devam eder.
Bir süre sonra aynı serçe bir daha gelir: Adam: yine “ bu ne?” diye sorar.
Oğlu yine aynı soğuklukla:” serçe dedim ya!” der.
Bir süre sonra yaşlı adam aynı serçeyi göstererek aynı soruyu sorar:
Aynı cevabı alır.
Bir daha sorar?
Oğlu:” Yahu ne anlamaz adamsın baba! Baba! Bu bir serçe! Bu bir serçe!”der.
Adam susar bir süre önüne bakar oğlunun gazeteden başını kaldırmadığını görünce:”Demek bu bir serçe ha” der ve öyle yavaşça der ki oğlu bunu duymaz bile.
Yaşlı adam kendi imkanlarıyla yerinden kalkar ve yatakhanesine yönelir.
Oğlu.”Şimdi ne oldu küstün değil mi?” diye sorunca,yaşlı adam oğluna bir gülücük atarak sus ve bekle dercesine gider.
Bir süre sonra elinde eski ve kalın bir defterle gelir.
Orta yerinden bir sayfa açar ve okumaya başlar:
“Bu gün benim oğlumla ilk parka gelişim,onu ne kadar çok sevdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum,Allah bunu bana bir mucize gibi verdi bu yüzden O’na binlerce teşekkür ediyorum. Parkta gezerken oğlum bir serçe gördü ve bana :”bu ne? “ diye sordu ben de ona bunun bir serçe olduğunu söyledim, biraz sonra yine aynı serçeyi gördü ve aynı soruyu sordu ben de ona aynı cevabı daha bir heyecan ve sevecenlikle verdim.Hiç unutmam o gün benim güzel oğlum aynı serçeyi göstererek aynı soruyu yanlış hatırlamıyorsam yüz kere sordu ve ben her seferinde ona aynı sevecenlikle bunun bir serçe olduğunu söyledim hiç bıkmadan ve usanmadan.” Okumayı bitirir ve defteri kapatır.
alıntı:www.demirmedya.net